Web Sitesi Tasarımı ve Geliştirme

Web Sitesi Projesine Başlamadan Önce Neyi Hazırlamalısınız?

Paylaş!
Web Sitesi Projesine Başlamadan Önce Neyi Hazırlamalısınız?

Web sitesi projeleri genellikle teknik bir sebeple gecikmez. Küçük bir işletme sitesinde asıl yapım emeği tipik olarak 6 ile 8 hafta tutar, ama işler sarpa sardığında takvimde 4 ile 5 ay yazar, yani geçen sürenin büyük kısmı çalışılarak değil beklenerek geçmiştir. Beklenen şeylerin de hemen hepsi daha ilk gün gelmeden hazırlanabilecek şeylerdir. Bu yazı o hazırlığı madde madde veriyor, üstelik her eksik maddenin gün cinsinden bedelini de yazıyor, çünkü bir listenin gerçekten işe yaraması için neyi atlarsanız ne kaybedeceğinizi göstermesi gerekir.

Projeler neden takılır, ve sebep neredeyse hiç kod değildir

Duran bir projede o hafta ne yapıldığını sorduğunuzda alacağınız cevap hemen her zaman aynıdır: bekleniyor. Kaybedilen zamanın neredeyse tamamı dört başlıkta toplanıyor; hiçbir zaman gelmeyen metinler ve fotoğraflar, çok fazla kişiden çok yavaş gelen geri bildirim, alan adına ya da hostinge erişimin bir türlü bulunamaması ve tasarım onaylandıktan sonra eklenen yeni istekler.

Bunların hiçbiri teknik bir engel değildir, hepsi hazırlıkla ilgilidir, o yüzden "yazılım işleri zaten hep uzar" cümlesi yanıltıcıdır: uzayan kısım yazılım değildir. Bir sayfanın kurulması bir gün sürerken o sayfanın metnini beklerken üç hafta kaybetmek gayet sıradan bir durumdur, ve o üç hafta sizin kampanya takviminize, ekibin sıradaki işine ve çoğu zaman bütçeye aynen yansır.

İyi tarafı şu ki dördü de işe başlanmadan önce hazırlanabilir, ve yazının geri kalanı tam olarak bunu sırayla anlatıyor: hangi eksiğin kaç gün yediğini, hangi kararın ne zaman verilmesi gerektiğini ve daha küçük, daha ucuz sürümün ne zaman doğru seçim olduğunu. Linkysoft olarak bizim işimiz bir projeyi başlatmak değil bitirmek olduğu için bu listeyi işin ortasında değil, daha teklif verilmeden müşteriyle birlikte geçmeyi tercih ediyoruz.

Kimse sayfa çizmeye başlamadan sitenin işini kararlaştırın

İlk soru sitenin kaç sayfa olacağı değil, ne işe yarayacağıdır. Kendinize tek bir birincil iş seçin: telefonun çalması mı, randevunun alınması mı, teklif talebinin gelmesi mi, yoksa online siparişin verilmesi mi? Bir de bunun işe yaradığını size söyleyecek tek bir sayı belirleyin, mesela ayda otuz randevu ya da haftada on teklif talebi, çünkü ölçüsü olmayan bir hedef altı ay sonra hiçbir tartışmayı bitiremez.

"Her şeyi yapan site" isteği kulağa mantıklı gelir ama pratikte tersine çalışır. Ziyaretçiden aynı anda beş şey isteyen bir ana sayfa, tek bir şey isteyen sayfadan her birinde daha az sonuç alır, çünkü dikkat eşit parçalara bölünmez; insan kararsız kalınca çoğu zaman hiçbirini yapmadan çıkar.

İki örnekle somutlaştıralım. Bir diş kliniğinde birincil iş alınmış randevudur, dolayısıyla ana sayfada en görünür şey randevu formu ile telefon numarası olmalıdır, kliniğin kuruluş hikâyesi değil. Bir yedek parça tedarikçisinde ise birincil iş, içinde parça numarası bulunan bir teklif talebidir, çünkü numarasız gelen talep satış ekibine fazladan yazışma çıkarır ve cevap süresini uzatır, bu yüzden formun ilk alanı doğrudan o numaradır.

Bütün bunu tek bir cümleye indirin ve tanımadığınız birine sesli okuyabileceğiniz kadar sade yazın, mesela: "Bu site, semtimizdeki ailelerin bizden online randevu alması için var." Böyle bir cümlesi olmayan projede ilerleyen haftalarda çıkan "şunu da ekleyelim mi" tartışmalarını çözecek bir ölçü kalmaz, ve her tartışma sesi en çok çıkanın dediğiyle biter.

Tek bir karar verici belirleyin ve geri bildirimin nasıl geleceğini konuşun

Projede evet diyebilecek tek bir isim olsun, yanında en fazla bir kişi daha görüş versin. Üç dört kişinin eşit ağırlıkta yorum yaptığı düzen, bir tasarımın on beş gün boyunca hiç ilerlememesinin en yaygın sebebidir, çünkü kimse diğerinin yorumunu geçersiz kılmak istemez ve dosya kimsenin masasında değilken öylece bekler.

Geri bildirim de dağınık değil toplu gelmelidir, yani tek bir belgede ya da tek bir görüşmede. Yorumlar e-postaya, mesajlaşmaya ve telefona bölündüğünde birbiriyle çelişen notlar ortaya çıkar, sonra birinin oturup bunları uzlaştırması gerekir ki bu, kimsenin planlamadığı ama herkesin ödediği bir iştir.

Aritmetiği de açık yazalım: sayfa başına iki revizyon turu normaldir ve zaten baştan planlanır. Plansız gelen her ek tur ise 3 ile 5 iş günü ekler, dolayısıyla üç tane plansız tur sessiz sedasız iki ile üç hafta götürür. Kimse bir gün gelip "biz projeyi üç hafta geciktirdik" demez, sadece bir sabah takvime bakılır ve ay değişmiş olur.

Bunun önüne geçmek için baştan bir cevap süresi belirleyin, tipik olarak 3 iş günü yeterlidir, ve bu süre aşıldığında ne olacağını da yazıya geçirin: teslim tarihi gecikilen gün sayısı kadar kayar. Bunu en başta yazmak, ileride kimsenin kimseye kırılmasına gerek bırakmaz.

Saati asıl durduran kalem içeriktir

Takılan bir projede kaybedilen iş günleri
Takılan bir projede her sebebe tipik olarak kaybedilen iş günleri. Metin ve fotoğraf beklemek neredeyse her seferinde en uzun çubuktur, üstelik ikinciyle arasındaki fark da küçük değildir.

İçeriği saymanın yolu basittir: önce bütün sayfaları listeleyin, sonra kelime sayın. 12 sayfalık bir site genellikle 6.000 ile 9.000 kelime ister, yani sayfa başına kabaca 500 ile 700 kelime, ve bu kelimeler kendiliğinden oluşmaz, birinin oturup yazması gerekir.

Süreyi de dürüstçe koyalım: düzgün yazılmış bir sayfa 2 ile 4 saat alır, dolayısıyla 12 sayfa birinin 3 ile 5 tam iş gününü yer. O kişinin de zaten bir işi vardır, çoğu zaman işletmenin sahibi ya da satıştan sorumlu kişidir, bu yüzden metinler önce akşamlara, sonra haftalara ertelenir ve proje orada durur.

Kararı işin ortasında değil başlamadan önce verin: metinleri siz mi yazacaksınız, biz mi yazacağız, yoksa karma mı olacak? Karma seçenekte siz gerçekleri verirsiniz, yani hizmetlerinizi, fiyat mantığınızı, sık sorulan soruları ve rakiplerinizden farkınızı; yazan taraf da bunları biçime sokar. Pratikte hem en ucuz hem en hızlı yol genelde budur, çünkü ne sizin masanızda beş günlük yazı işi birikir ne de karşı taraf işinizi tahmin etmeye çalışır. Bu konuda daha ayrıntılı bir yol haritası isterseniz içerik hazırlığı üzerine yazdıklarımıza göz atabilirsiniz.

Fotoğrafta ise kural nettir: gerçek mekanın, gerçek ekibin ve gerçek işin fotoğrafı stok görselden çok daha fazla güven kazandırır, çünkü ziyaretçi bir stok fotoğrafı sandığınızdan çok daha kolay tanır. 3 ile 4 saatlik tek bir çekim normalde 30 ile 60 kullanılabilir kare çıkarır, bu da 6 ile 10 sayfalık bir siteyi rahatlıkla karşılar ve elinizde yedek bile kalır.

Zaten sizin olan anahtarları ve dosyaları toplayın

Burada üç terim geçecek, o yüzden hemen açıklayalım. Alan adı sağlayıcısı, internet adresinizi kiraladığınız şirkettir. DNS, o adresin hangi bilgisayarı göstereceğini tutan adres defteridir. Hosting ise sitenin üzerinde yaşadığı bilgisayardır. Üçü birbirinden ayrı yerlerde olabilir ve çoğu işletmede zaten öyledir.

Başlamadan önce toplanacak erişim listesi şudur: alan adı paneli girişi, DNS yönetimi, hosting girişi, kurumsal e-posta yöneticiliği, analitik hesabı, harita ve işletme rehberi kaydı, sosyal medya hesapları ve sitenin konuşacağı bir randevu ya da ödeme aracı varsa onun paneli. Bu listeyi bir kâğıda yazıp her satırın karşısına kimde olduğunu not düşmek, tek başına bir haftalık gecikmeyi önler.

Karşılaştığımız en pahalı boşluk şudur: alan adı, işten ayrılmış bir çalışanın kişisel hesabına ya da kapanmış bir ajansın hesabına kayıtlıdır. Bunu geri almak genellikle 1 ile 3 hafta sürer, bazen sağlayıcıya evrak göndermeyi gerektirir, ve bu sürenin tamamı tek bir sayfa yayına girmeden önce yaşanır, yani hazır siteyle beklersiniz.

Marka dosyaları da en az bunun kadar önemlidir. Logonun vektör dosyası, yani büyütüldüğünde bozulmayan çizim dosyası, tabelada da minik tarayıcı simgesinde de aynı temizlikte durur, dolayısıyla kaynak dosyaları, tam renk kodlarını ve kurum yazı tipinin web sitesinde kullanılmasını kapsayan bir lisansı olup olmadığını şimdiden araştırın.

Hiçbiri yoksa bu da dünyanın sonu değildir: sade bir logoyu temiz biçimde yeniden çizmek genelde bir iki gün tutar, ve şimdi yapılacak küçük bir toparlama, projenin ortasında marka yenilemeye kalkışmaktan çok daha ucuza gelir.

Pratik kural şudur: bütün hesapları kişilerin adresiyle değil, şirketin kalıcı bir e-posta adresiyle açın, böylece biri ayrıldığında kilit değişmez. Anahtarların kimde durduğunu ve nasıl saklandığını siber güvenlik tarafında ayrıntılı olarak anlatıyoruz.

Yayın haftasına kadar unutulan yasal ve güven sayfaları

Liste kısadır ama hepsi gereklidir: gizlilik politikası, kullanım koşulları, çerez ya da izin bildirimi, satış yapan her site için iade ve teslimat şartları, şirket künyesi yani unvan, adres ve vergi bilgileri, bir de temel erişilebilirlik. Bunlar aslında sayfa değil karar meselesidir.

Neden son gece yazılamazlar? Çünkü her biri yalnızca işletmenin verebileceği bir karara dayanır: hangi verileri topluyorsunuz, kart ödemesini kim işliyor, kayıtları ne kadar süre saklıyorsunuz, iade süreniz kaç gün? Bunları sizin yerinize kimse uyduramaz, uydurursa da yanlış olur ve yanlışın bedelini siz ödersiniz.

Sıralaması şöyle olmalı: cevapları ilk hafta verin, metinler tasarım sürerken kontrol edilsin, böylece site hazır olduğunda sayfalar da hazır olur ve yayın günü kimse hukukçuyu arayıp acil iş rica etmek zorunda kalmaz.

Yasal olmayan ama satışı doğrudan etkileyen güven unsurlarını da atlamayın: gerçek bir adres, gerçekten açılan bir telefon, çalışma saatleri ve isimleriyle görünen insanlar. Ziyaretçiler satın almadan önce buralara bakar, çünkü karşılarında gerçek bir işletme olup olmadığını anlamaya çalışırlar.

Son bir uyarı: arama motorunda bulduğunuz bir görsel ücretsiz değildir. Kullanım hakkı olan görselle olmayanın farkı çoğu zaman ancak yayından sonra gelen lisans talebiyle anlaşılır, ki o yazı geldiğinde konu pazarlık değil doğrudan ödeme meselesine döner.

Projeyi dürüstçe faz bir ve faz iki diye ayırın

On haftalık bir projede haftalar nereye gidiyor
Tipik bir projede haftaların gerçekte nereye dağıldığı. Aşamaların istisnasız hepsinde müşteriden bir girdi bekleniyor, yani takvim yapımcının tek başına verdiği bir söz değil, ortak bir iştir.

Pozisyonumuz açık: 6 ile 10 sayfalık bir site 8 ile 10 haftada yayına girer ve daha ilk aylardan itibaren para kazanmaya başlar, oysa 40 sayfalık bir portal tek seferde yapılmaya kalkışıldığında rutin olarak altı ayı aşar ve o süre boyunca ortada yayında hiçbir şey olmaz. Bu yüzden çoğu işletme için doğru karar küçük ve ucuz olanıdır, ve bunu kendi satışımız aleyhine de olsa açıkça söylüyoruz.

Her istek için tek bir eleme sorusu kullanın: bu özellik, başta belirlediğiniz birincil işe hizmet ediyor mu? Etmiyorsa faz ikiye gider, ama havada kalmaması için yazılı bir listeye geçer, böylece kimse unutulduğunu düşünmez ve "hani şu şey olacaktı" konuşması altı ay sonra sürpriz olmaz.

Faz ikiye giden maddeler genelde bellidir: müşteri girişi ve panel isteyen işler web uygulaması geliştirme tarafına, siteye eşlik edecek bir telefon uygulaması mobil uygulama geliştirme tarafına, otomatik yanıtlayıcılar ve belge işleme gibi işler de yapay zekâ sistemleri tarafına düşer. Hepsi yapılabilir işlerdir, sadece birinci fazın işi değildirler.

Birinci fazın normalde neyi kapsadığını web tasarım ve geliştirme sayfasında kalem kalem anlatıyoruz, bu ayrımın gerçek projelerde nasıl işlediğini merak ederseniz de örnek çalışmalarımıza bakabilirsiniz.

Bütçe: para nereye gidiyor ve siteyi ayakta tutmak ne tutuyor

Sabit fiyatlı bir yapım işini şu paylarla düşünün, çünkü elinizdeki teklifi bu oranlarla karşılaştırmak makul olup olmadığını hızlıca gösterir: planlama yaklaşık %10, tasarım yaklaşık %25, yapım yaklaşık %35, içerik yaklaşık %15, test ve yayına alma yaklaşık %15.

İçeriğin bu tabloda gerçek bir pay tutması tesadüf değildir, çünkü birileri o metinleri yazar, düzeltir, sayfaya yükler ve fotoğrafları hazırlar. Bu emeği bedava saymak, projelerin bütçe aşmasının en bilinen yoludur; teklifte içerik satırı yoksa o iş ortadan kalkmış olmaz, sadece kimin yapacağı belirsiz kalır.

Bir de %10 ile %15 arasında bir payı ihtiyat olarak elde tutun, çünkü her projede bir şey değişir: bir sayfa daha gerekir ya da bir entegrasyon beklenenden karışık çıkar. İhtiyat payı varken bu bir kriz değil, basit bir karar olur.

Düzenli giderleri para birimi yerine oran olarak düşünmek daha sağlıklıdır: alan adı en küçük kalemdir, tanıtım sitesi için barındırma yıllık küçük bir gider olarak kalır, bakım ise güncellemeler, yedekler, izleme ve küçük düzeltmeler dahil yılda yapım fiyatının %10 ile %20'si kadar tutar. Barındırma seçenekleri arasındaki farkı merak ederseniz hosting üzerine yazdıklarımız bu konuyu ayrıca ele alıyor.

Sevilmeyen gerçeği de söyleyelim: bakım bütçesi olmayan bir site kabaca üç yıl içinde baştan yaptırılır, ve o yeniden yapım, üç yıl boyunca ödenecek bakımın toplamından belirgin biçimde pahalıya gelir. Site bir günde bozulduğu için değil, hiç güncellenmediği için eskir.

Tutabileceğiniz bir takvim ve her aşamanın neyi beklediği

Gerçekçi bir dağılım aşağıdaki gibidir, ve her aşamanın yanına sizin ne vermeniz gerektiğini de yazıyorum, çünkü takvim tek taraflı bir söz değil ortak bir taahhüttür.

  • Planlama ve içerik toplama, 2 hafta. Proje bu sırada sizden sayfa listesini, tek cümlelik amacı ve erişim bilgilerini bekler.
  • Ana sayfaların tasarımı, 2 hafta. Sizden tek seferde toplanmış bir geri bildirim ve ardından yazılı bir onay gelmesi gerekir.
  • Yapım ve sayfa kurulumu, 3 hafta. Bu haftalarda metinlerin ve fotoğrafların teslim edilmiş olması gerekir, çünkü boş sayfa kurulamaz.
  • İçerik yükleme ve inceleme, 2 hafta. Sayfaları tek tek okumanız ve düzeltmeleri tek listede toplayıp iletmeniz beklenir.
  • Test, yayına alma ve teslim, 1 hafta. Yasal metinlerin onayı ile alan adı erişimi burada mutlaka elinizde olmalıdır.

Tasarımın dondurulmasını da sade anlatalım: onaydan sonra yeni fikirler reddedilmez, fiyatlanır ve tarihlenir. Yani "bu olmaz" demeyiz, "bu iki gün eder ve şu tarihten sonra yapılır" deriz; yayın tarihini gerçek tutan tam olarak budur.

Dürüst düzeltmeleri de baştan koyun: resmi tatiller, karar vericinin izne çıkması ve dışarıdan yavaş bir tedarikçi, mesela ödeme sistemi onayı, her biri ayrı ayrı birer hafta ekleyebilir. Bu payı takvime baştan yazmak, sonradan keşfetmekten çok daha rahattır.

Zaten bir siteniz varsa neyi koruyacağınıza karar verin

İlk iş bir döküm çıkarmaktır: mevcut bütün sayfaların listesi ve en çok ziyaret alan yirmi sayfa. Küçük işletme sitelerinin çoğunda bu yirmi sayfa tüm trafiğin kabaca %70 ile %80'ini taşır, dolayısıyla korunması gereken yer bellidir ve geri kalanı için saatlerce tartışmaya gerek kalmaz.

Yönlendirmeyi teknik dile girmeden anlatalım: bir sayfanın adresi değiştiğinde, eski adresi elinde tutan ziyaretçiyi ve arama motorunu doğru yeni sayfaya götüren işarettir. Bu işaret konmazsa eski bağlantıya tıklayan kişi boş bir hata sayfasına düşer, arama motoru da aynı duvara toslar ve zamanla sıralamanız geriler.

Ölçek şudur: küçük bir işletme yenilemesinde eşleştirilecek 60 ile 300 arası eski adres olur. Liste elinizdeyse bu bir öğleden sonralık dikkatli iştir, liste yoksa iki haftalık tahmin yürütme işine döner ve o tahminlerin bir kısmı yanlış çıkar.

Yeni site kontrollerden geçene kadar eski siteyi kapatmayın. DNS değişikliği dakikalar içinde uygulanır ama her yerde görünmesi 24 ile 48 saat bulabilir, bu yüzden yayın hiçbir zaman cuma akşamına konmaz; hafta ortasının sabahı en doğru zamandır, çünkü bir aksilik çıkarsa ekip hâlâ masasındadır.

Taşınma sırasında mevcut arama trafiğini ve sıralamaları korumayı dijital pazarlama tarafında ayrıca ele alıyoruz.

Başlamadan önce bitirilecek tek sayfalık kontrol listesi

Aşağıdakilerin hepsi evet ya da hayırla cevaplanır, arası yoktur:

  1. Sitenin amacı tek cümleyle yazıldı mı?
  2. Evet diyecek tek bir karar verici belli mi?
  3. Sayfa listesi çıkarıldı mı?
  4. İçerik planı yazılı mı, yani hangi sayfayı kimin yazacağı belli mi?
  5. Fotoğraflar hazır mı ya da çekim için bir tarih verildi mi?
  6. Erişim listesi, yani alan adı, DNS, hosting, e-posta, analitik ve sosyal hesaplar toplandı mı?
  7. Marka kaynak dosyaları, renk kodları ve yazı tipi lisansı elinizde mi?
  8. Yasal kararlar verildi mi?
  9. Faz bir ve faz iki ayrımı yazıya döküldü mü?
  10. Kapsam, revizyon turu sayısı ve ödeme aşamaları imzalandı mı?

Pratikte uyguladığımız hazır olma kuralı şudur: bu on maddeden 8'i tamam değilse, başlamayı iki hafta ertelemek yarım hazır başlamaktan daha ucuza gelir, çünkü takılan bir proje geç kalan bir projeden her zaman pahalıdır. Geç proje sadece daha sonra biter, takılan proje ise ekibi dağıtır, verilmiş kararları unutturur ve aynı işi çoğu zaman iki kere yaptırır. Benzer başlıklarda hazırladığımız diğer kontrol listelerine de bakabilirsiniz.

Linkysoft olarak biz bu listeyi müşteriyle birlikte, daha hiçbir fiyat verilmeden geçiyoruz, çünkü on maddesi tamam olan bir projenin hem süresini hem fiyatını dürüstçe söylemek mümkündür, eksik bir projede söylenen her rakam ise tahminden ibarettir. Kendi listenizi birinin gözden geçirmesini isterseniz bize ulaşın, ama hiç iletişime geçmeseniz bile bu on maddeyi tek başınıza doldurmanız projenizin en pahalı haftalarını baştan kazandırır.

Anahtar kelimeler

Tam olarak bu konudaki diğer harika yazıları okuyun.

Bir Web Sitesi Ne Kadar Sürede Yapılır? Gerçekçi Bir Takvim ve Projeler Neden Sarkar

Tanıtım sitesi 3 ile 6 hafta, blogu olan kurumsal site 6 ile 12 hafta, internet mağazası 10 ile 16 hafta. Peki aynı proje neden bazen ikiye katlanıyor? Bu yazıda haftaların aşama aşama nereye gittiğini, gecikmelerin dört sebebini ve her birinin gün olarak bedelini anlatıyoruz; sonunda da imzalamadan önce bir takvimin dürüst mü yoksa iyimser mi olduğunu anlamanızı sağlayacak beş soru var.

1 dakikalık okuma

Bir Web Sitesi Ne Kadar Tutar? Gerçek Rakamlar ve Fiyatı Belirleyen Şeyler

Bu soruya cevap veren sayfaların neredeyse tamamı duruma göre değişir deyip işin içinden sıyrılıyor, biz tam tersini yaptık. İçeride beş gerçek fiyat bandı, tipik bir teklifin kalem kalem dağılımı, fiyatı yukarı çeken her etkenin aritmetiği, yayından sonra her yıl gelen fatura ve daha az harcamanızı açıkça önerdiğimiz durumlar var.

1 dakikalık okuma