
Kimseyi Aramadan Önce Sitenin Ne Kazandıracağına Karar Verin
Web tasarım firması seçerken çoğu işletme sahibi yanlış soruyla başlar: kim daha güzel bir ana sayfa çiziyor? Oysa kararı asıl belirleyen soru şudur: hangi firma, size maliyetinden fazlasını kazandıracak bir site kurabilir? Çünkü güzel görünen ama kimseyi telefona sarılmaya ikna etmeyen bir site, pahalı bir kartvizitten başka bir şey değildir.
Bu yüzden görüşmelere başlamadan önce bir kağıda tek bir cümle yazın: bu site benim için ne yapacak? Randevu mu alacak, telefonu mu çaldıracak, çevrim içi sipariş mi toplayacak, yoksa nitelikli teklif talepleri mi getirecek? Net bir görev duyan firma ile "modern bir şey olsun" duyan firma size taban tabana zıt iki teklif verir, çünkü biri bir işi fiyatlandırır, diğeri bir zevki.
Hesabı sade tutalım. Diyelim ki yeni bir müşteri size ortalama 400 dolar kâr bırakıyor ve gelen her üç talepten birini işe çeviriyorsunuz. Ayda on talep, üç ya da dört yeni müşteri demektir, yani kabaca aylık 1.200 ile 1.600 dolar. Bu tempoda 6.000 dolarlık bir yapım dört beş ayda kendini öder ve bütçenizi belirleyen şey işte bu aritmetiktir, beğeniniz değil. Dürüst şartını da söyleyelim: bu hesap ancak insanlar siteyi gerçekten bulursa tutar, aksi hâlde bütçenin bir kısmı tasarıma değil tanıtıma aittir.
Sitenin ne kazandırması gerektiğini cevaplayamıyorsanız henüz satın almaya hazır değilsiniz ve bunda utanılacak bir şey yok. İyi bir firma bu noktada size paket satmaz, önce bu sorunun cevabını bulmanıza yardım eder, tasarım ve yapım işinin kendisine ancak ondan sonra geçer.
Karşınıza Çıkacak Dört Tip Firma ve Her Birinin Gerçekte Kime Uygun Olduğu
Teklif toplarken dört farklı dünyayla konuşursunuz ve dördü de kendi işinde iyi olabilir:
- Tek başına çalışan serbest tasarımcı ucuzdur, hızlı karar verir ve doğrudan sizinle çalışır.
- Üç ile sekiz kişilik küçük stüdyoda tasarımcı, yazılımcı ve işi takip eden kişi ayrıdır, bu yüzden orta ölçekli işleri düzenli bir takvimle yürütür.
- Tam hizmet veren ajans size strateji, marka, reklam ve raporlamayı da getirir, karşılığında en yüksek saatlik ücreti ister.
- Şablon satan dükkan ise hazır bir temayı alıp içine sizin logonuzu ve metninizi yerleştirir, ki bu bazen tam olarak ihtiyacınız olan şeydir.
Dürüst eşleştirme kuralı şudur: bir berber, tek odalı bir diş kliniği ya da yeni açılmış bir fırın, çoğunlukla iyi bir serbest tasarımcıdan veya 1.200 ile 2.500 dolar arasındaki bir şablon yapımından en iyi sonucu alır. Aynı iş için bir ajansa 9.000 dolar ödemek işletme sahibinin parasını yakmaktır ve bunu size söylemeyen bir satıcı sizin tarafınızda değildir.
Ucuz yolun tek ciddi riski kaliteyle değil süreklilikle ilgilidir, çünkü tek kişiye bağımlı olursunuz. Bu yüzden serbest çalışan birine doğrudan sorun: "üç hafta hasta olursanız siteme ne olacak?" Cevapta bir yedek isim, bir devir yöntemi ve hesap erişimlerinin sizde durduğu geçiyorsa mesele yok.
Bazı işletmeler ise bir web sitesini çoktan aşmıştır. Randevu, üyelik, ekibinizin sayıları tek ekrandan izlediği bir yönetim paneli ya da başka bir sistemle konuşması gereken stok takibi istiyorsanız aradığınız şey site değil, ölçülü bir web uygulaması olabilir ve bunu baştan söylemek sonradan iki kez ödemekten çok daha ucuzdur. Son bir uyarı: telefon uygulaması ya da otomatik asistan geliştirebilen bir ekip, web sitesi işinde otomatik olarak daha iyi değildir, çünkü mobil uygulama geliştirmek bambaşka bir zanaattır.
Aynı Site İçin Neden Bir Teklif 2.000, Diğeri 12.000 Dolar Diyor
Bir teklif kaliteyi değil kapsamı fiyatlandırır, bu yüzden aynı işe benziyor gibi duran iki rakam çoğu zaman aynı adı taşıyan iki farklı iştir. Ucuz rakamın içinden sessizce çıkarılanlar hemen her seferinde aynıdır: metin yazımı, fotoğraf, eski sitedeki içeriğin taşınması, ödeme ya da randevu entegrasyonu, yani sitenin banka veya takvim gibi dış bir sistemle konuşacak şekilde bağlanması, size verilecek kullanım eğitimi, gerçek telefonlarda test ve yayın sonrası destek.
Masada oturarak yapabileceğiniz basit bir ters hesap var: teklifi makul bir saatlik ücrete bölün. Serbest çalışan biri saati 15 ile 60 dolar, küçük bir stüdyo 40 ile 100 dolar, oturmuş bir ajans 90 ile 200 dolar arasında çalışır. Buna göre 7.500 dolarlık bir teklif, saati 75 dolardan yaklaşık 100 saat eder, yani bir kişinin iki buçuk haftalık tam mesaisi. Aynı kapsam için verilen 2.000 dolar ise 26 saat civarındadır ve bu süre ancak hazır bir temanın üzerine oturmakla mümkündür. İkisi de dürüst olabilir, yeter ki hangisini satın aldığınızı bilin.
Bizim çalıştığımız ve teklif verdiğimiz aralıklar şöyle, yerel piyasa bu rakamları yukarı ya da aşağı çeker:
- Tek sayfalık tanıtım sitesi: 500 ile 1.200 dolar.
- Hazır tema üzerine 5 ile 8 sayfalık kurumsal site: 1.200 ile 2.500 dolar.
- Özel tasarım, 10 ile 20 sayfa ve içerik yönetim paneli, yani metinlerinizi ve fotoğraflarınızı kimseyi aramadan kendiniz değiştirdiğiniz yönetim ekranı: 4.000 ile 12.000 dolar.
- Ödeme ve kargo entegrasyonlu çevrim içi mağaza: 8.000 ile 25.000 dolar.
- Randevu ya da müşteri portalı: 20.000 ile 45.000 dolar.
Sayfa sayısı da fiyatın sessiz çarpanıdır. Küçük işletmelerin çoğu 5 ile 9 sayfayla gayet iyi açılır ve her ek sayfa tipik olarak 150 ile 400 dolar ekler, bu yüzden 30 sayfalık planlar genelde bir yıl sonra hâlâ boş duran 20 sayfaya dönüşür. Linkysoft olarak bu projelere teklif veren taraf biziz ve daha küçük bir yapımın doğru karar olduğu durumlarda bunu açıkça söyleriz, çünkü memnun bir müşteri ikinci kez döner. Rakamları ayrıca bir web sitesinin gerçekte ne kadar tuttuğu üzerinden de karşılaştırabilirsiniz.
İyi Firmayı Ele Veren Sorular ve Sizi Endişelendirmesi Gereken Cevaplar
Aşağıdaki sorular, teklif kağıdının söylemediğini söyletir. Hepsini sormak zorunda değilsiniz ama beşini sorarsanız kiminle çalıştığınızı daha ilk toplantıda anlarsınız.
İşi tam olarak kim yapacak, imzadan önce onunla bir kez konuşabilir miyim?
Duymak istediğiniz cevap bir isimdir: tasarımı şu kişi yapacak, kodlamayı şu kişi, iletişimi şu kişi yürütecek. "Bizim bir ekibimiz var" bir cevap değildir, çünkü işin tanımadığınız bir taşerona verilme ihtimalini gizler. Kısa bir tanışma görüşmesi isteyin, kabul edilmiyorsa sebebini sorun.
Son on sekiz ayda yaptığınız, bugün hâlâ yayında olan beş site linkini gönderir misiniz?
Ekran görüntüsü ya da sunum slaytı değil, tıklanabilir link isteyin, sonra hepsini kendi telefonunuzda açıp sayın. İkisi veya daha fazlası kapalıysa, gözle görülür şekilde bozuksa ya da açılması geciyorsa, bu iki yıl sonraki kendi sitenizin adil bir ön izlemesidir.
Bu fiyata dahil olmayan ne var?
İyi bir firma bu soruya saniyeler içinde ve ayrıntılı cevap verir, çünkü kapsamı zaten kendisi için netleştirmiştir. "Her şey dahil" diyen taraf ya kapsamı hiç düşünmemiştir ya da farkı sonradan faturaya koymayı planlamaktadır.
Metinleri kim yazacak, fotoğrafları kim bulacak?
Projenin on haftada mı yoksa on ayda mı biteceğine karar veren soru budur. Cevap "siz gönderirsiniz" ise bu iş sizin işinizdir ve takviminizi ona göre kurmanız gerekir; metni firma yazacaksa sayfa başına ücretin teklifte görünmesi gerekir.
Kaç tur tasarım revizyonu dahil, sonrasında bir değişiklik ne kadar?
Piyasada adil olan iki ya da üç turdur ve sonrası saatlik ücretten faturalanır. "Sınırsız revizyon" kulağa cömert gelir ama genelde ya fiyatın baştan şişirildiğini ya da "tur" kelimesinin tanımsız bırakıldığını gösterir, ki ikisi de sizin aleyhinize çalışır.
Tasarımda anlaşamazsak ne oluyor?
İyi cevap bir karar yöntemi anlatır: sitenin kazandırması gereken şeye bakarız, gerekirse iki seçeneği küçük bir müşteri grubuyla deneriz. Zayıf cevap "siz ne isterseniz" ya da "biz uzmanız" der, çünkü ikisi de tartışmayı en yüksek sesin kazanmasına bırakır.
Bir şey bozulduğunda ne kadar sürede dönüyorsunuz, akşam dokuzda kimi arayacağım?
Sözleşmeye yazılmaya değecek beklenti şudur: normal mesajlara aynı iş günü içinde, site kapandığında veya sipariş almadığında 4 ile 24 saat içinde dönüş, üstelik ortak bir e-posta kutusu değil adı belli bir kişi. Siparişleri duran bir mağaza için bu madde, tasarımın tamamından daha değerlidir.
Projesi kötü giden bir müşterinizle konuşabilir miyim?
Bu soruyu sormaya cesaret edin, çünkü verilen cevabın kendisi bilgidir. Gecikmiş ya da zor geçmiş bir işi anlatıp onu nasıl toparladığını söyleyen bir firma, duvardaki ödül plaketlerinden çok daha fazla güven verir. Anlatılanları yayımlanmış proje çalışmaları üzerinden karşılaştırmak da iyi bir kontrol yöntemidir.
Teklifi Sözleşme Gibi Okuyun, Çünkü Bir Ay Sonra Sözleşmeye Dönüşecek
Belgede şu beş şey açıkça yazmıyorsa teklif henüz bitmemiştir: sayfa sayısı, özelliklerin listesi, revizyon turu sayısı, yayın tarihi ve taraflardan biri geciktiğinde ne olacağı. Bunları sormak güvensizlik değil, iki tarafı da koruyan bir alışkanlıktır.
Sağlıklı bir ödeme planı sade rakamlarla şöyle görünür: imzada yüzde 30, tasarım onayında yüzde 40, yayında yüzde 30. Yüzde 40, 40, 20 dağılımı da aynı işi görür. Peşin yüzde 100 ödemek elinizdeki tek kozu alır götürür, kapora istemeyen bir teklif ise sizi sessizce iş kuyruğunun arkasına koyar, çünkü ödeme yapan projeler öne alınır.
İki ifade tehlikelidir: "ve benzeri" ile "sonra konuşuruz". İkisi de maliyeti tekliften çıkarıp henüz görmediğiniz bir faturaya taşır, bu yüzden ikisini de görünce sayı isteyin.
Kapsamı, parmağınızla gösterebileceğiniz şeyler hâlinde yazdırın. "Onay e-postası gönderen, çalışır durumda bir randevu formu" cümlesi denetlenebilir bir sözdür; "modern ve mobil uyumlu tasarım" ise kimseyi hiçbir şeye bağlamaz.
Yollarınız Ayrıldığı Gün Site Kimin Olacak
Devir konusunu ilk günden konuşun, çünkü ayrılık anında konuşulduğunda pahalıya patlar. Şu beş maddenin hepsi sizde olmalı:
- Alan adı sizin adınıza ve sizin e-posta adresinizle kayıtlı olmalı.
- Hosting hesabı sizin faturanıza tanımlı olmalı.
- Kod, erişebildiğiniz bir depoda durmalı; depo dediğimiz şey, sitenin dosyalarını ve bütün eski sürümlerini saklayan çevrim içi dosya dolabından başka bir şey değildir.
- İçerik yönetim sisteminin en yetkili yönetici hesabı sizde olmalı.
- Tasarım dosyalarının dışa aktarılmış hâli size teslim edilmeli.
Bağımlılık meselesi teknik değil ticaridir: siteniz yalnızca o firmanın düzenleyebildiği kapalı bir sistemin üzerine kurulduysa, tedarikçi değiştirmek pratikte yeniden yaptırmak demektir ve bir kez ödediğiniz işi tekrar üretmek tipik olarak 500 ile 2.000 dolar tutar. Bunun çaresi imzadan önce eklenecek tek bir cümledir: son ödemeyle birlikte alan adı, hosting, kod, yönetici hesapları ve tasarım dosyaları müşteriye devredilir.
İyi bir firma anahtarları gürültü çıkarmadan teslim eder, çünkü sizi alan adınızı rehin tutarak değil iyi iş yaparak elinde tutmayı planlar.
Ucuz Yapımın Sessizce Atladığı Üç Şey: Hız, Telefon ve Bulunabilirlik
Hız ilk sırada gelir. Hedef, orta seviye bir telefonda ve mobil veriyle ana içeriğin yaklaşık 2,5 saniyenin altında görünmesidir. Yaptığımız yenileme işlerinde ana sayfayı 6 saniye civarından 2 saniye civarına indirmek, ikinci bir sayfaya geçen ziyaretçi oranını genelde beşte bir ile üçte bir arasında yükseltiyor, ki bu tek başına birçok tasarım tartışmasından daha çok para getirir.
İkincisi telefon. Klinik, restoran, tesisatçı ve dükkan gibi yerel işletmelerde ziyaretlerin yüzde 60 ile 80 arasındaki kısmı telefondan geliyor, dolayısıyla aday firmaların referans sitelerini toplantıdan önce dizüstünde değil kendi telefonunuzda açın. Bir tasarım bilgisayarda etkileyici, telefonda hantal olabiliyor ve müşterileriniz onu telefonda görecek.
Üçüncüsü bulunabilirlik. Temel arama işi karmaşık değildir: okunabilir sayfa başlıkları, sayfada gerçek metin, hızlı açılış ve düzgün bir işletme kaydı. Google'da birinci sıra garantisi veren biri veremeyeceği bir şeyi satıyordur, çünkü o sırayı kimse satın alamaz. Bu tarafı ayrı ve sürekli bir iş olarak görmek gerekir, o yüzden arama ve tanıtım tarafını bütçelerken en baştan hesaba katın.
Bir de ilk kesilen, sonradan pahalıya patlayan küçük şeyler var: taleplerin nereden geldiğini görebilmeniz için ölçümleme, gerçekten e-posta ulaştıran bir iletişim formu ve yaşlı müşterilerinizi zorlamayacak yazı boyutu ile renk kontrastı.
Gerçekte Ne Kadar Sürer ve Gecikmeye Kim Sebep Olur
Dürüst aralıklar şöyle: tanıtım sitesi 3 ile 6 hafta, özel tasarımlı ve içerik yönetim panelli bir site 8 ile 14 hafta, çevrim içi mağaza 10 ile 20 hafta. On iki haftalık bir projede haftalar genelde 2 hafta keşif ve planlama, 3 hafta tasarım ve onay, 4 hafta yapım ve entegrasyonlar, 2 hafta içerik ve revizyonlar, 1 hafta test ve yayın olarak bölünür. Bu dağılımı elinizde tutarsanız firmayı takvime bağlamanız kolaylaşır.
Rahatsız edici gerçeği kibarca söyleyelim: projelerin çoğunda en uzun bekleme yazılımda değil, müşterinin kendi metinlerinde, fotoğraflarında ve hesap şifrelerindedir. İki haftalık bir içerik beklemesi yayını iki haftadan fazla erteler, çünkü ekip o boşlukta başka işlere planlanır ve size dönmesi sıraya girer.
Pratik hazırlık talimatı şu: her 5 sayfa için kendi zamanınızdan 6 ile 10 saat ayırın ya da yazımı sayfa başına 80 ile 200 dolara birine yaptırın, üstelik bu işi tasarım başlamadan önce başlatın. İçeriği hazır olan müşteri, aynı ekipten daha iyi bir site alır.
Yayına Girdiğiniz Gün Başlayan Faturalar
Yayın günü harcama bitmez, sadece şekil değiştirir. Alan adı yılda 10 ile 20 dolar, hosting normal bir kurumsal site için ayda 10 ile 60 dolar, yoğun bir mağaza için ayda 30 ile 300 dolar tutar ve bunların üstüne güncellemeler biner.
Bakım için kaba kural, yapım bedelinin yılda yüzde 5 ile 15 arasındaki kısmıdır. Yani 6.000 dolarlık bir sitenin güncel, yedekli ve çalışır kalması yılda kabaca 300 ile 900 dolara mal olur. Bu para bir lüks değil, sigorta primi gibidir.
Güvenliği tek paragrafta anlatalım: ele geçirilen küçük işletme sitelerinin çoğu hedefli bir saldırıya değil, aylardır güncellenmemiş eklentilere kurban gider, dolayısıyla düzenli güncelleme savunmanın neredeyse tamamıdır. Kimin ne sıklıkta güncelleyeceğini yazıya bağlayın ve daha büyük bir riskiniz varsa güvenlik tarafına ayrı bir başlık açın.
İki fazla ücretlendirmeye dikkat edin. Birincisi güvenlik sertifikasıdır, yani tarayıcının adres çubuğunda o küçük kilidi gösteren şifreleme; artık çoğu hosting sağlayıcısında ücretsiz geldiği için yılda 150 dolar istenmesi tek başına bir uyarı işaretidir. İkincisi ise size hiç saat vermeyen, sadece "destek" yazan aylık pakettir, o yüzden rakamları hosting ve işletme giderleri tarafında da tek tek karşılaştırın.
Bütün Projeyi Vermeden Önce Küçük ve Ücretli Bir İşle Test Edin
Büyük bir kararı küçük bir kararla test edebilirsiniz. Bir ya da iki haftalık ücretli keşif çalışması veya tek sayfalık bir tasarım denemesi genelde 500 ile 1.500 dolar arasındadır ve bu bedel çoğu zaman asıl projeden düşülür, yani pratikte bir cayma bedeli değil bir avanstır.
Bu küçük işle satın aldığınız şey aslında tasarım değil kanıttır: nasıl iletişim kurduklarını, küçük bir teslim tarihini tutup tutmadıklarını ve müşterilerinizi mi yoksa renk tercihinizi mi sorduklarını görürsünüz. İki finalist arasında kalırsanız ikisine de aynı iş tarifini ve aynı tarihi verin, sonra ürettikleri resme değil sordukları sorulara bakarak seçin.
Linkysoft olarak bir müşteriyi hazır olmadığı büyük bir projeye sokmaktansa küçük ve ücretli bir adımla başlatmayı tercih ederiz, çünkü iki taraf da o iki hafta içinde birlikte çalışıp çalışamayacağını dürüstçe görür. Tekrar eden müşteri sorularını yanıtlayan otomatik bir asistan gibi işler ise ilk yapımın değil sonraki aşamanın konusudur, o yüzden otomasyon ve yapay zekâ çözümlerini site oturduktan sonra masaya koyun.
Yürüyüp Gitmeye Değer Uyarı İşaretleri
- İşiniz hakkında hiç soru sorulmadan bir saat içinde gelen bir teklif.
- Google'da birinci sıra ya da belli sayıda müşteri garantisi verilmesi.
- Yakın tarihli işlere ait canlı link verilmemesi, ya da verilen linklerin ölü, yavaş veya bakımsız olması.
- "Bugün imzalarsanız indirim akşama kadar geçerli" baskısı.
- Sayfa sayısını, revizyon turlarını ve sahiplik devrini yazıya dökmeyi reddetmek.
- Alan adının "kolaylık olsun diye" firmanın kendi adına kaydedilmesi.
- Aritmetiği hiçbir şekilde tutmayacak kadar düşük bir fiyat, çünkü o farkı biri sonradan öder ve o kişi genelde siz olursunuz.
Masanın Sizin Tarafınızda Otursaydık Nasıl Seçerdik
Karar aslında üç hamleye iner: önce sitenin ne kazandırması gerektiğini tek cümleyle yazın, sonra bu yazıdaki en zor beş soruyu adaylara sorun, en sonunda da büyük işi vermeden önce küçük ve ücretli bir adım satın alın. Bu üçünü yapan bir işletme sahibi, kendisinden çok daha büyük bütçeli şirketlerden daha isabetli seçim yapar.
Dürüst pozisyonumuzu tekrar edelim: küçük tedarikçi çoğu zaman doğru cevaptır ve amacınız en etkileyici teklif dosyasını toplamak değil, kendi masrafını çıkaran bir site kurmaktır. Bir sitenin başarısı açıldığı gün değil, altı ay sonra gelen taleplerde ölçülür.
Elinizde bir iş tarifi varsa gönderin, yoksa açık sözlü bir görüş de yeter: Linkysoft olarak işinize daha küçük bir çözümün uyduğunu düşünüyorsak bunu da açıkça söyleriz. Bize yazabilir ya da acele etmeden diğer yazılarımıza göz atabilirsiniz; özellikle mevcut sitenizi yenilemeyi planlıyorsanız hazırlığa erken başlamak her zaman kazandırır.