Web Sitesi Tasarımı ve Geliştirme

Tek Sayfa mı Çok Sayfa mı: İşletmeniz İçin Hangi Site Yapısı Doğru?

Paylaş!
Tek Sayfa mı Çok Sayfa mı: İşletmeniz İçin Hangi Site Yapısı Doğru?

Yeni bir site yaptıracak olan neredeyse herkes aynı yerde duraklıyor: her şey tek bir uzun sayfada mı toplansın, yoksa her konunun kendi sayfası mı olsun? Genelde bu noktada masada iki teklif vardır ve aralarındaki fiyat farkı kararı iyice zorlaştırır, çünkü hangi teklifin neyi satın aldığını kimse açıkça anlatmamıştır. Oysa bu karar zevkle değil işletmenin kendi rakamlarıyla verilir ve o rakamları çıkarmak bir kahve içimi kadar sürer. Aşağıda önce iki yapının tam olarak ne olduğunu, sonra hangisinin hangi işletmeye oturduğunu, en sonunda da fiyat, takvim ve ölçüm tarafını sırayla ele alıyoruz.

Tek sayfalık site ile çok sayfalı site tam olarak nedir

Önce sade tanım. Tek sayfalık sitede bütün içerik tek bir uzun sayfanın üstündedir; üstteki menü yeni bir şey açmaz, sadece sizi sayfanın doğru bölümüne kaydırır. Çok sayfalı sitede ise her konunun kendi adresi vardır, örneğin klinigim.com/implant, ve bu adres kendi ekranı olarak açılır. Fark göründüğünden büyüktür, çünkü hem arama motoru için hem de size link gönderen bir müşteri için asıl birim adresin kendisidir.

Yazı boyunca iki işletmeyi örnek alacağız. Birincisi beş ayrı tedavi sunan bir diş kliniği: implant, ortodonti, beyazlatma, çocuk diş hekimliği ve protez, ki bunların her biri farklı bir hastanın aradığı ayrı bir konudur. İkincisi tek bir şey satan bir kahve kavurmacısı, yani taze kavrulmuş çekirdek, hepsi bu. Okurken muhtemelen kendinizi bu ikisinden birine daha yakın hissedeceksiniz ve karar da tam olarak oradan çıkacak.

Baştan bir yanlışı temizleyelim: tek sayfa ucuz, geçici ya da acemi işi demek değildir, çok sayfa da otomatik olarak ciddi demek değildir. Bu bir uygunluk meselesidir, tıpkı bir dükkanın tek bir açık salon mu yoksa birkaç ayrı oda mı olacağına karar vermesi gibi. Üstelik işletmelerin çoğu ikisinin ortasında bir yere oturuyor: tek sayfa gibi çalışan güçlü bir ana sayfa ve gerçekten hak eden birkaç iç sayfa. O üçüncü yapıya da geleceğiz, dolayısıyla şimdiden bir tarafı seçmek zorunda hissetmeyin.

Kararı veren soru: kaç farklı ziyaretçiniz var

Bir sitenin şekli tasarımcının zevkinden değil, o sitenin kaç ayrı işi yapmak zorunda olduğundan çıkar. Bu yüzden karara estetikten değil sayımdan başlıyoruz, çünkü sayılar iki tarafın da tartışamayacağı tek şeydir.

Şu üç sayıyı şu anda çıkarabilirsiniz. Birincisi, bir müşterinin adını söyleyerek isteyeceği kaç şey satıyorsunuz. İkincisi, size kaç farklı tipte alıcı geliyor; klinik örneğinde hastalar ile hasta yönlendiren meslektaş hekimler ayrı sayılır, bir imalatçıda ise perakende müşteri ile toptancı ayrı ayrı sayılır. Üçüncüsü, bu insanların kaçı sizi zaten tanıdığı için değil, arama kutusuna belirli bir ifade yazdığı için geliyor.

İlk görüşmelerde kullandığımız çalışma kuralı şu: ziyaretçi kapıdan üçten fazla gerçekten farklı soruyla giriyorsa, ya da müşterinin adıyla arayacağı üçten fazla şey satıyorsanız, tek sayfa işinizi göstermeyi bırakıp saklamaya başlar. Üç sayınızı bir kenara yazın, çünkü yazının geri kalanı tam olarak o sayıları cevaba çeviriyor.

Tek sayfanın gerçekten doğru tercih olduğu durumlar

Tek sayfa şu durumlarda gerçekten doğru alışveriştir: tek bir hizmet ya da tek bir ürün satıyorsanız, yeni bir ürünü tanıtıyorsanız, bir etkinliğiniz ya da süreli bir kampanyanız varsa, işletmeniz bir yaşını doldurmamış ve hâlâ ne sattığını test ediyorsa, ya da müşterileriniz size aramadan değil Instagram'dan, WhatsApp'tan, tavsiyeden ve elden verilen bir kartvizitten geliyorsa. Kahve kavurmacısı bu tarifin tam ortasında duruyor.

Bu işletmelerde derli toplu bir tek sayfanın daha iyi dönüş vermesinin sebebi basit: içinde kaybolunacak bir menü yoktur, dolayısıyla okuyan kişi ya butona doğru kaydırmaya devam eder ya da çıkar. Uygulamada gördüğümüz oranlar şöyle: tek bir teklife odaklanmış bir sayfada ziyaretçilerin yüzde 2 ile 5'i asıl aksiyonu alıyor, herkese birden hitap etmeye çalışan çok sayfalı bir tanıtım sitesinde ise bu oran yüzde 1 ile 3 arasında kalıyor. Bu bir kanun değil, bizim gördüğümüz aralık, ama tek teklifli küçük işlerde şaşırtıcı derecede istikrarlı.

Rahatsız edici olanı da açıkça söyleyelim: tarif ettiğimiz işletme sizseniz, kimsenin size on iki sayfa satmasına izin vermeyin. Aradaki parayı fotoğrafa, gerçekten açılan bir telefon numarasına ve reklama koyun, çünkü tek teklifli bir işte sayfa eklemek size yeni bir arama ifadesi kazandırmaz; reklam ziyaretçiyi getirir, iyi fotoğraf da gelen ziyaretçiyi ikna eder.

Hız da bu tarafta önemlidir. İmzalı brifingden, yani sitenin ne anlatacağını ve ne yapacağını yazan o kısa belgeden yayına kadar tek sayfalık bir site uygulamada 1 ile 3 hafta sürer, ve bu sürenin uzamasının sebebi neredeyse hiçbir zaman kod değildir; metinlerin ve fotoğrafların geç gelmesidir. Sitenin tasarımını ve yapımını üstlenirken ilk istediğimiz şeyin içerik olmasının sebebi de budur.

Çok sayfa kendi parasını ne zaman çıkarır

Şu maddelerden birkaçı sizde varsa, sayfa sayısı bir masraf değil yatırımdır: insanların adıyla arattığı üçten fazla hizmetiniz var, birden fazla kitleye satıyorsunuz, birden fazla şubeniz var, aktif olarak eleman alıyorsunuz, fiyatlarınızı yayımlıyorsunuz ya da düzenli yazı yazma niyetiniz var.

Aritmetiği baştan sona görelim, çünkü asıl ikna edici kısım burası. Arama motoru siteleri değil adresleri sıralar. Tek sayfalık bir site tek bir adrestir ve gerçekçi olarak tek bir ana ifade ile ona çok yakın iki üç varyasyon için yarışabilir, yani toplamda üç ya da dört şans. Sekiz dürüst sayfa ise sekiz adres demektir ve iyi yazılmış bir hizmet sayfası rahatlıkla iki ile dört ifade taşır, bu da üç ya da dört yerine 16 ile 32 şans eder.

Müşterilerin sıralamalardan çok daha hızlı hissettiği ikinci bir sebep daha var: gönderebileceğiniz bir sayfa. Bir müşteri, bir tedarikçi ya da bir gazeteci size sorduğunda, ona yalnızca sorduğu konuyu anlatan tek bir link verebilirsiniz. Tek sayfalık sitede verebileceğiniz tek link ana sayfadır, karşı taraf da aradığı yeri kendi kaydırarak bulmak zorunda kalır ki insanların çoğu bunu yapmaz.

Klinik örneğine dönelim. Beş tedavi, beş sayfa demektir ve her sayfa o tedavinin kendi sorularını doyurucu şekilde cevaplar: işlem kaç seans sürer, acıtır mı, iyileşme ne kadar tutar, fiyat neye göre değişir. Aynı içerik tek sayfaya sıkıştığında her tedaviye ikişer satır düşer ve hiçbiri kimseyi ikna etmez, çünkü implant düşünen biri ile çocuğunu ilk kez hekime götüren bir anne aynı cümlelerle ikna olmaz.

Arama motoruna kaç şans bırakıyorsunuz
Tek sayfa arama motoruna tek bir adres bırakır ve üç ya da dört ifade için yarışır, sekiz dürüst sayfa ise sekiz adresle 16 ile 32 ifadeye ulaşır.

Arama motorları bu iki yapıyı nasıl okur

Arama motorunun ne yaptığını teknik konuşmadan anlatalım: elinde adreslerden oluşan bir liste vardır ve her adresi tek bir konu üstünden değerlendirir, tıpkı bir kütüphanecinin her kitabı tek bir rafa kaldırması gibi. Bu yüzden sayfa sayısı aslında raf sayısıdır.

Yaygın korkuyu da düzeltelim: tek sayfalık site yasaklı değildir, cezalandırılmaz, görünmez olmaz. Gayet iyi sıralanabilir, ama tek bir şey için sıralanır. Yani soru sitenin cezalı olup olmadığı değil, kaç ayrı şey için bulunmanız gerektiğidir. Beş konuyu tek sayfaya doldurmak beşini birden zayıflatır, çünkü sayfa hiçbirinin net olarak hakkında olamaz; üstelik yer kalmadığı için üçüncü tedaviyi anlatacak ikna edici metin ilk kesilen şey olur.

Tek sayfayla devam edecekseniz gerçekten işe yarayan dört şey vardır: keskin ve tek konulu bir sayfa başlığı, harita kaydınızda eksiksiz bir işletme profili, gerçek müşteri yorumları ve ilçe ile şehir adının metnin içinde doğal durduğu yerde geçmesi. Arama tarafında yazdıklarımızın tamamı blogda duruyor, ama özet bu dört maddedir. Bulunmak ile bulunmak için para ödemek ayrı işlerdir; ikincisi dijital pazarlama tarafına girer ve iyi haber şu ki tek sayfalık bir site reklamla gayet iyi çalışır.

Hız, telefonlar ve uzun kaydırma

Tek sayfanın kimsenin konuşmadığı bir maliyeti var: her şey aynı anda yüklenir. Ziyaretçi henüz bakmaya karar bile etmediği fotoğraflar, videolar ve küçük yazılım parçaları dahil sayfanın tamamı ilk saniyede iner.

Rakamlarla anlatalım. Altı adet tam genişlik fotoğrafı olan tek sayfalık siteler sık sık 4 ile 7 MB'a ulaşır, buna karşılık yalın bir çok sayfalı sitenin ana sayfası 0,8 ile 1,5 MB civarındadır. Normal bir telefon bağlantısında bu, siz telefonunuzdan başınızı kaldırmadan hazır olan bir sayfa ile 6 ile 9 saniye beklediğiniz bir sayfa arasındaki farktır; yalın sayfa 1,5 ile 2,5 saniyede kullanılabilir hale gelir ve insanlar tam da o bekleme sırasında çıkıp gider.

Yine de tek sayfa istiyorsanız yapılacaklar bellidir: görselleri sıkıştırın, fotoğrafları ancak okuyucu oraya yaklaşınca yükleyin, sayfayı altı bölüm civarında tutun ve arka plan videosunu kaldırın. Mobil tarafta bu dört madde bir estetik tercihi değil, yukarıdaki 6 ile 9 saniyelik beklemeyi 1,5 ile 2,5 saniyeye indirmenin en ucuz yoludur.

Kaydırma derinliği konusunda da dürüst olalım. Tek sayfa rahat çalıştığı ölçü bellidir: üç ile sekiz bölüm ve toplamda 800 ile 1.500 kelime. Yaklaşık on bölümü ve 2.000 kelimeyi geçtikten sonra izlediğimiz ziyaretçi kayıtlarında son iki bölüme okuyucuların yalnızca küçük bir kısmı ulaşıyor, dolayısıyla tek sayfalık bir sitede bölümlerin sırası tasarımın kendisidir. Bugün uygulayabileceğiniz somut kural da şu: asıl çağrınızı iki kez koyun, en üste yakın bir yere ve bir de ortaya, asla yalnızca en sona değil.

Hangi yapı ne tutar ve para tam olarak nereye gider

Uydurma bir fiyat vermek yerine ilişkiyi verelim: sekiz ile on sayfalık bir site, benzer kalitedeki tek sayfalık bir sitenin genelde 2,5 ile 4 katına oturur. Sebebi de gizemli değil, çünkü her sayfanın kendi düzen kararları, kendi metni, kendi görselleri ve kendi testi vardır.

Kendi fikrinizi fiyatlayabilmeniz için aritmetiği açalım. Tek sayfayı 1 bütçe birimi kabul edin. İkinciden beşinciye kadar her sayfa yaklaşık 0,3 birim ekler, çünkü her biri için ayrı metin yazılır, ayrı düzen kurulur ve ayrıca test edilir. Beşinciden sonraki sayfalar ise kalıplar tekrar ettiği için yaklaşık 0,2 birim ekler. Yani on sayfalık bir site kabaca 1 artı 1,2 artı 1,0 yani 3,2 birim eder, ki bu da yukarıdaki 2,5 ile 4 kat aralığını doğrular.

Takvim tarafında uygulamada gördüğümüz süreler şöyle: tek sayfalık site 1 ile 3 hafta, beş sayfalık tanıtım sitesi 3 ile 5 hafta, on sayfalık hizmet sitesi 6 ile 8 hafta, yaklaşık 40 ürünlük küçük bir mağaza 9 ile 12 hafta. Asıl darboğaz kod değil içeriktir, çünkü metin yazmak ve fotoğraf toplamak takvimin genelde yüzde 40 ile 60'ını yer ve müşterilerin istisnasız her seferinde hafife aldığı kalem tam olarak budur.

Tekliflerin çoğunun yazmadığı bir gider daha var: bakım. Tek sayfalık bir sitenin güncel kalması ayda 1 ile 2 saat ister, on sayfalık bir site 3 ile 6 saat ister, yayımlanan her yazı ise yazım, görsel ve kontrol dahil 4 ile 8 saat ekler. Düzenli yazı yazmayacaksanız blog bölümünü hiç açmayın, çünkü boş bir blog hiç olmayandan daha kötü görünür.

Brifingden yayına kadar geçen süre
Aradaki farkı büyüten şey kod değil içerik, çünkü metin yazmak ve fotoğraf toplamak takvimin yüzde 40 ile 60'ını yiyor.

Çoğu işletmenin aslında ihtiyacı olan yapı

Melez yapıyı doğru tarif edelim: tek sayfa gibi çalışan, hikayenin tamamını tek kaydırmada anlatan bir ana sayfa, artı kendi adresini gerçekten hak eden şeyler için dört ile sekiz iç sayfa. Linkysoft olarak küçük işletmelere en sık önerdiğimiz yapı budur, çünkü tek sayfanın netliğini kaybetmeden çok sayfanın adres avantajını verir.

Yerini hak eden sayfalar genelde şunlardır:

  • Gerçekten talep gören her hizmet için bir sayfa
  • Harita ve çalışma saatleri bulunan bir iletişim sayfası
  • Geçmiş işlerin kanıtı, yani gerçek örnekler ve sonuçlar
  • Yayımlıyorsanız fiyatlar

Yerini hak etmeyenler konusunda da net olalım:

  • Vizyon ve misyon sayfası
  • Tek kelime yazı içermeyen bir fotoğraf galerisi
  • Kimsenin güncellemeyeceği bir haberler bölümü
  • Üç kişilik bir ekibin her üyesi için ayrı sayfa

Bir sayfanın var olup olmaması gerektiğini şu testle anlarsınız: biri onu ayrıca arar mı, biri ona link verir mi, ya da birine tek başına gönderilmesi gerekir mi? Üçünün de cevabı hayırsa, o şey bir sayfa değil başka bir sayfanın bölümüdür. Geçmiş işi göstermenin pratikte neye benzediğini merak ediyorsanız kendi örnek çalışmalarımız bu testin nasıl uygulandığını gösteriyor.

Tek sayfalık sitenin sizden sessizce sakladığı şey

Teklif aşamasında kimsenin konuşmadığı asıl maliyet ölçümdür. Tek sayfalık bir sitede ziyaretlerin yüzde 100'ü ana sayfa olarak kaydedilir, dolayısıyla ziyaretçiyi içeri hangi hizmetin çektiğini ve hangisinin kimsenin umurunda olmadığını göremezsiniz.

Aynı trafik çok sayfalı bir sitede sayfa sayfa dağılır ve yaklaşık bir ay sonra okunabilir hale gelir. Diyelim ki bu ay gelen 700 ziyaretin 400'ü implant sayfasına, 40'ı beyazlatma sayfasına gitmiş; bu tek başına bir sonraki ay bütçenizi nereye koyacağınızı söyler ve kimsenin sormadığı hizmete para ödemeyi bırakırsınız. Tek sayfada aynı 700 ziyaret tek bir satır olarak görünür ve size hiçbir şey öğretmez.

Reklam tarafındaki sonuç da sade: üç ayrı kampanyayı tek bir sayfaya yönlendirirseniz elinize tek ve bulanık bir sonuç geçer, her biri yalnızca tek bir reklamın tıklarını karşılayan üç ayrı iniş sayfası kullanırsanız üç net sonuç alır ve bütçeyi kazanan tarafa kaydırabilirsiniz.

Bunu korkutmak için yazmıyoruz. Reklama hiç para harcamayacaksanız ve başarıyı telefonun çalmasıyla ölçecekseniz, bu maliyeti gönül rahatlığıyla kabul edebilirsiniz; yeter ki kabul ettiğinizi bilerek karar verin. Neyi ölçmek gerektiğini anlattığımız veri yazıları da bu kararı verirken işinizi görür.

On dakikada kararı bitiren beş soru

Şimdi kağıt kalem işi. Aşağıdaki beş soruyu evet ya da hayır diye cevaplayın:

  1. İnsanların adıyla arayacağı üçten fazla şey satıyor musunuz?
  2. Bir müşterinin tek bir konuya ait linke ihtiyacı olur mu?
  3. Düzenli olarak bir şey yayımlayacak mısınız?
  4. Sizi hiç tanımayan insanların aramadan bulmasına ihtiyacınız var mı?
  5. Reklama para harcayacak mısınız?

Puanlama basit: sıfır ya da bir evet tek sayfayı işaret eder, iki ya da üç evet melez yapıyı, dört ya da beş evet ise düzgün bir çok sayfalı siteyi. Uygulamada gördüğümüz şu ki küçük yerel işletmelerin çoğu ortada kalıyor, melez yapının en sık verdiğimiz dürüst tavsiye olmasının sebebi de bu.

İki cevap arasında sıkıştıysanız beraberliği bozan kural şudur: küçük olanı seçin ve artan bütçeyi daha iyi fotoğrafa ve daha iyi metne harcayın, çünkü bu ikisi hangi yapıyı seçerseniz seçin işe yarar.

Küçük başlayın ama üstüne ekleyebileceğiniz bir zeminde

Küçük başlamak akıllıca, ama zemin önemli. Tek sayfalık bir siteyi sonradan gerçek bir çok sayfalı siteye çevirmek genelde o siteyi sıfırdan yapmanın yüzde 60 ile 80'i kadar tutar, çünkü metinlerin kopyalanması değil yeniden yazılması gerekir; tek sayfada iki satıra sığan bir hizmet, kendi sayfasında dört yüz kelimeye ihtiyaç duyar.

Kendinizi bundan korumanın yolu var: sayfa yapısını zaten destekleyen bir sistemin üstüne kurulmuş bir tek sayfada aynı geçiş yüzde 30 ile 40 bandına iner, ki bu da yıkıp yeniden yapmak ile üstüne eklemek arasındaki farktır. Küçük bir site satın alırken şunlarda ısrar edin:

  • Alan adı, yani insanların sizi bulmak için yazdığı adres, ve hosting, yani sitenin dosyalarının durduğu, gece gündüz açık kalan kiralık bilgisayar alanı, ikisi de sizin adınıza kayıtlı olsun
  • Metinleri kimseye sormadan kendiniz düzenleyebilin
  • Adres yapısı yeni sayfa kaldırabilecek şekilde kurulsun
  • Tasarım dosyaları iş bitince size teslim edilsin

Kilitli site kurucularına ve fiziksel olarak ikinci bir sayfa ekleyemeyen tek sayfa şablonlarına özellikle dikkat edin, çünkü o baştan yapma faturası tam olarak buradan çıkıyor. Linkysoft olarak tek sayfalık siteleri de büyük sitelerle aynı temelin üstüne kuruyoruz, böylece ikinci sayfa bir sayfanın tutması gerektiği kadar tutuyor. Bir de şunu ekleyelim: ihtiyacınız aslında bir tanıtım sitesi değil de randevu, üyelik ya da müşteri paneli ise bu bambaşka bir sorudur ve cevabı web uygulaması geliştirme ya da mobil uygulama geliştirme tarafındadır.

İlk görüşmede sorduğumuz şey de yazının başındaki üç sayıdan ibarettir: kaç şey satıyorsunuz, kaç tip alıcınız var ve kaçı sizi aramayla buluyor. Bu üç sayı küçük çıktığında küçük olanı önermekten çekinmiyoruz, çünkü bizim işimiz size sayfa satmak değil işinizin yürümesi. Rakamlarınızı birlikte geçirmek isterseniz bize ulaşın, ama bize hiç yazmasanız da kararı tek başınıza verebilmeniz için gereken her şey yukarıda duruyor; benzer hesapları anlattığımız yazıların tamamı ise blog sayfamızda.

Anahtar kelimeler

Tam olarak bu konudaki diğer harika yazıları okuyun.

Bir Web Sitesi Ne Kadar Sürede Yapılır? Gerçekçi Bir Takvim ve Projeler Neden Sarkar

Tanıtım sitesi 3 ile 6 hafta, blogu olan kurumsal site 6 ile 12 hafta, internet mağazası 10 ile 16 hafta. Peki aynı proje neden bazen ikiye katlanıyor? Bu yazıda haftaların aşama aşama nereye gittiğini, gecikmelerin dört sebebini ve her birinin gün olarak bedelini anlatıyoruz; sonunda da imzalamadan önce bir takvimin dürüst mü yoksa iyimser mi olduğunu anlamanızı sağlayacak beş soru var.

1 dakikalık okuma

Web Sitesi Projesine Başlamadan Önce Neyi Hazırlamalısınız?

Küçük bir işletme sitesinin gerçek yapım emeği 6 ile 8 haftadır, ama takılan projelerde takvim 4 ile 5 ay yazar; aradaki fark çalışmak değil beklemektir. Bu yazı çoğu listenin aksine ajansın sizden isteyeceklerini saymakla kalmıyor, her eksik maddenin kaç iş gününe mal olduğunu, on haftalık bir işin nasıl sessizce beş aya yayıldığının hesabını ve daha küçük sürümün ne zaman doğru seçim olduğunu açıkça yazıyor.

1 dakikalık okuma

Bir Web Sitesi Ne Kadar Tutar? Gerçek Rakamlar ve Fiyatı Belirleyen Şeyler

Bu soruya cevap veren sayfaların neredeyse tamamı duruma göre değişir deyip işin içinden sıyrılıyor, biz tam tersini yaptık. İçeride beş gerçek fiyat bandı, tipik bir teklifin kalem kalem dağılımı, fiyatı yukarı çeken her etkenin aritmetiği, yayından sonra her yıl gelen fatura ve daha az harcamanızı açıkça önerdiğimiz durumlar var.

1 dakikalık okuma