
Bir işletme sahibi sitesinden şikayet etmeye başladığında konuşma neredeyse hep aynı yere varır: galiba sıfırdan yeni bir site lazım. Oysa bu cümle bir teşhis değil, bir tahmindir ve çoğu zaman da yanlış çıkar. Bu yazıda size on tane belirti sıralayıp sonunda herkesin sitesini yenilemesi gerektiğini söylemeyeceğiz, çünkü bu soruda arama sonuçlarına çıkan yazıların büyük bölümünü zaten yenileme satan ajanslar yazıyor. Bunun yerine kendi başınıza uygulayabileceğiniz dürüst bir karar testi, aynı şikayeti çok daha ucuza çözen onarımlar ve sıfırdan yapımın gerçekten tek çıkar yol olduğu birkaç durum var.
Yenilemeye Para Harcamadan Önce Kimsenin Sormadığı Soru
Asıl karar eski site ile yeni site arasında değildir. Asıl karar şudur: parayı hangi somut sorunu çözmek için veriyorsunuz? Bu soru netleşmeden başlayan projeler sonunda beğendiğiniz ama işinize eskisinden fazla yaramayan bir site üretir, üstelik bunu aylar sonra fark edersiniz.
Yenileme bir tedavi değil, bir alettir. Hangi sayıyı hareket ettirmek istediğinizi söyleyemiyorsanız, mesela aydaki teklif talebi, tamamlanan sepet sayısı, gelen telefon ya da doldurulan form sayısı, yapılan iş sitenin görüntüsünü değiştirir ve başka hiçbir şeyi değiştirmez. Görüntü de tek başına kimseye satış yapmaz.
Bu yazının kurduğu çerçeve baştan sona aynı: aşağıdaki her belirtinin bir ucuz onarımı, bir de pahalı sıfırdan yapımı vardır ve biz her seferinde hangisinin geçerli olduğunu açıkça söyleyeceğiz. Linkysoft olarak onarım yeterliyken gelen yenileme işini geri çevirdiğimiz çok olur, çünkü yanlış sebeple yenilenen bir site genelde iki yıl sonra bir kez daha yenileniyor ve müşteri aynı parayı iki kez ödemiş oluyor. Büyük seçeneğe ihtiyacınız olduğunu zaten biliyorsanız web tasarım ve geliştirme hizmetimiz tam olarak bu işi kapsıyor, yine de aşağıdaki testi bir kere yapmanızı öneririz.
Panelinizde Zaten Duran Dört Sayıyla Başlayın
Önce terimi açalım: analitik dediğimiz şey, sitenize kaç kişinin geldiğini ve geldikten sonra ne yaptığını sayan ücretsiz bir rapordur, çoğu sitede de Google Analytics ile kurulur. Sitenize böyle bir rapor hiç kurulmamışsa ilk düzeltilecek şey tasarım değil bu eksikliktir, çünkü ölçmediğiniz bir şeyi düzeltip düzeltmediğinizi de asla bilemezsiniz. Analitik kurulumunu teknik bir kişi yarım günde halleder, sonrasında da elinizde şu dört sayı olur.
- Aylık ziyaretçi sayısı. Tek bir aya değil, on iki ayın eğilimine bakın: yükseliyor mu, yatay mı, yoksa düşüyor mu?
- Dönüşüm oranı, yani gelen ziyaretçilerin ne kadarının sizin istediğiniz şeyi yaptığı. Hesabı basit: ayda 2.000 ziyaretçiniz varsa ve 30 teklif talebi geliyorsa oranınız yüzde 1,5'tir. Bunu yüzde 2,5'e çıkarırsanız aynı trafikten 50 talep gelir, yani tek bir yeni ziyaretçi eklemeden 20 talep fazla.
- Tek sayfa görüp ayrılanların oranı, yani siteye girip ikinci bir sayfaya hiç dokunmadan çıkan insanların payı.
- Mobil trafiğin payı. Yerelde hizmet veren işletmelerde, perakendede ve kliniklerde bu oran bugün genelde yüzde 60 ile 80 arasında oturuyor, yani sadece dizüstü bilgisayarda düzgün çalışan bir site ziyaretçilerinin çoğunu zaten kaybediyor demektir.
Okuma kuralı da şöyle: trafik düşüyorsa sorun büyük ihtimalle tasarımda değil, içerikte ve aramada aranmalıdır; trafik sabit ama dönüşüm zayıfsa sorun doğrudan sayfaların kendisindedir; işinizin doğası gereği yüksek olması gereken mobil payı düşük kalıyorsa bu da genelde telefondaki deneyimin insanları geri ittiği anlamına gelir.
Gerçekten Sıfırdan Yapımı Gerektiren Yedi Belirti
Bunlar temele ait sorunlardır ve yamayla kapanmazlar, çünkü her birinde onarımın maliyeti yeniden yapmanın maliyetine yaklaşır ya da onu geçer.
- Telefonda çalışmıyor, hem de yazılar küçük anlamında değil: menü açılmıyor, form gönderilmiyor, düğmeler üst üste biniyor. Sayfalar açıldıkları ekrana göre kendilerini yeniden dizmeyi henüz öğrenmemişken, tek bir masaüstü genişliğine göre yapılmış bir siteye mobil davranışı sonradan giydirmek genelde sıfırdan yapmaktan pahalıya patlar.
- Altındaki yazılım artık desteklenmiyor, yani güvenlik güncellemeleri gelmiyor ve sitenin internette geçirdiği her ay riski biraz daha büyütüyor.
- Kimse içeriği değiştiremiyor. Tek bir cümleyi düzeltmek için yazılımcı ve iki hafta beklemek gerekiyorsa site sizin için bir varlık değil, bir gider kalemidir.
- Sekiz yılda beş ayrı el siteye dokunmuş, o yüzden her küçük değişiklik alakasız bir yeri bozuyor ve her teklif işin göründüğünden pahalı çıkıyor.
- Site anlattığı işletmeyi artık anlatmıyor: yeni hizmetler, yeni pazarlar ve farklı bir müşteri kitlesi var, site ise hâlâ yıllar önce sattığınız şeyi satıyor.
- Yavaşlık görsellerden değil temelden geliyor, ki bu ikisini biraz aşağıda dikkatle ayırıyoruz.
- Sitenin yapısının kaldıramayacağı bir şey ekleyeceksiniz: randevu, müşteri hesapları, online ödeme, ikinci bir dil ya da canlı stok bağlantısı gibi. Web uygulamaları geliştirme konusu genelde tam bu noktada masaya gelir.
Neredeyse Hiçbir Zaman Sıfırdan Yapımı Hak Etmeyen Beş Şikayet
- Sıkıldım. Kendi sitenizden bıkmanız çok gerçek bir histir, ama siteyi hayatında ilk kez gören bir ziyaretçi için tamamen görünmezdir.
- Rakip parlak bir şey çıkardı. Bu size onların pazarlama bütçesi hakkında bilgi verir, sizin dönüşüm sorununuz hakkında değil.
- Renkler eskimiş. Mevcut şablon üzerinde renk, yazı tipi ve boşluk düzenini tazelemek çoğu zaman birkaç günlük iştir, bir proje değil.
- Site yavaş. Sebebi genelde 4 megabaytlık fotoğraflar ve on bir tane takip kodudur, ikisi de siteyi değiştirmeden yerinde düzeltilir.
- Arama sonuçlarında ilk sayfada değiliz. Bu bir içerik, arama ve güven meselesidir ve yenilemeden hiç etkilenmeden sağ çıkar, çünkü zayıf içerikli bir siteyi yeniden yapmak size sadece daha güzel görünen ve yine zayıf içerikli bir site verir. Bu sorunun adresi tasarım değil, dijital pazarlama tarafıdır.
Onarım, Tazeleme, Sıfırdan Yapım: Üç Yol ve Gerçek Bedelleri
Üç seviyeyi sade bir dille tanımlayalım.
- Onarım, elinizdeki sitede hedefli düzeltmeler yapmak demektir ve genelde 1 ile 3 hafta sürer.
- Tazeleme, aynı temelin üzerine yeni bir görsel katman koymak ve ana sayfaları yeniden yazmaktır, tipik süresi 3 ile 6 haftadır.
- Sıfırdan yapım ise yeni bir temel ve yeni bir yapı kurup içeriği taşıyarak elden geçirmektir; kurumsal bir site için 8 ile 16 hafta, içinde mağaza ya da müşteri hesabı olan bir site için daha çok 20 ile 24 hafta gerekir.
Fiyatı uydurma rakamlarla değil dürüst katsayılarla verelim, çünkü ücretler ülkeye ve ekibe göre değişiyor: hedefli bir onarım genelde sıfırdan yapımın yüzde 5 ile 15'i kadarına, bir tazeleme ise yüzde 25 ile 40'ı kadarına denk gelir. Yani üç ayınızı ve bütçenizin tamamını vermeden önce, aynı şikayeti onda birine çözme ihtimalini masada tutmuş olursunuz.
Karar kuralı tek cümlede toplanıyor: temel sağlam ve düzenlenebilir durumdaysa önce küçük seçeneği satın alın, sonra 60 ile 90 gün boyunca ölçün ve daha fazlasını harcayıp harcamayacağınıza ondan sonra karar verin. İki haftalık veri size hava durumunu anlatır, sitenizi değil.
Hız: Ağır Bir Siteyle Bozuk Bir Siteyi Ayırmak
Sayfa hızı, teknik tarifleri bir kenara bırakırsak, birinin bağlantıya dokunmasıyla sayfayı okuyup kullanabilmesi arasında geçen süredir. Çalıştığımız eşikler şöyle: normal bir mobil bağlantıda 2,5 saniyenin altı sağlıklıdır, 2,5 ile 4 saniye arası sessiz sedasız müşteri kaybettirir, 4 saniyenin üstü ise artık aylık rakamlarınızda görünecek kadar pahalıdır.
Bunun bedelini birlikte hesaplayalım: ayda 3.000 ziyaretçisi olan ve yüzde 2 dönüşen bir sitede, yavaş açılma yüzünden gelenlerin beşte birini kaybetmek ayda yaklaşık 12 teklif talebi demektir, yani yılda 144 talep. Bu sayıyı kendi ortalama iş bedelinizle çarpın, düzeltmenin fiyatı bir anda çok makul görünecektir.
Onarım mı yoksa yenileme mi sorusunu çözen teşhis ise şu: ücretsiz PageSpeed Insights testini çalıştırın ve ağırlığın nerede olduğuna bakın. Yük görsellerde ve üçüncü taraf kodlarındaysa, yani sohbet kutusunun, reklam takipçilerinin ve ölçüm araçlarının sayfaya kendileriyle birlikte getirdiği kodlardaysa, bu birkaç günde onarılır; ama yük sitenin kendi kodunda ve veritabanı işlerindeyse bu bir temel sorunudur. Tipik onarım kazançları da bellidir: görselleri doğru ölçüde kesip sıkıştırmak sayfa ağırlığının yüzde 40 ile 70'ini götürür, kullanılmayan takip, sohbet ve ölçüm kodlarını kaldırmak da sık sık 0,5 ile 1,5 saniye geri kazandırır. Bu iki iş, performans şikayetlerinin çoğunu tasarıma hiç dokunmadan kapatır.
Listedeki Her Şeyin Önüne Geçen Güvenlik Sorusu
Desteklenmeyen yazılım konusunu açık konuşalım: bir altyapı ya da eklenti güncelleme almayı bıraktığında, içeri girmenin bilinen yolları herkese açık şekilde yayımlanır ve bir daha asla kapanmaz. Yani zaman geçtikçe siteniz daha güvenli olmaz, tam tersine her ay biraz daha savunmasız hale gelir.
Teknik bilgisi olmayan bir işletme sahibinin tek başına kontrol edebileceği kırmızı bayraklar şunlardır: adres çubuğunda asma kilit görünmüyor, yönetim giriş sayfası yıllardır hiç değişmemiş, eklentilerin son güncellenme tarihi üç yıl ya da daha eski, kimsenin adını söyleyebildiği bir yedekleme düzeni yok ve şu anda hosting girişini bilen bir kişi bile yok.
Bu, listedeki tek bekleme maliyeti olan maddedir, o yüzden burada beklemek tarafsız bir karar değildir. Hacklenen bir sitenin bedeli tamir faturası değildir; kapalı kaldığınız günler, müşteri verilerinin akıbeti ve arkasından gelen arama kaybıdır. Hiçbir karar vermeden önce birinin bakmasını istiyorsanız siber güvenlik hizmetimiz tam olarak bu inceleme için var. Orta yolu da dürüstçe söyleyelim: çoğu durumda sıfırdan yapıma gerek kalmadan bir sıkılaştırma ve güncelleme projesi mümkündür ve maliyeti yenilemenin küçük bir kesridir.
İçerik Çoğu Zaman Tasarım Kılığına Girmiş Asıl Sorundur
Tekrar tekrar gördüğümüz kalıp şu: sayfalar, işletmenin kendi ilginç bulduğu soruları cevaplıyor, alıcının gerçekten sorduğu soruları değil. Oysa bir ziyaretçi ilk 10 ile 20 saniyede beş şeye karar verir: ne iş yapıyorsunuz, kendisi gibi insanlara hizmet veriyor musunuz, onun bulunduğu bölgeye bakıyor musunuz, güvenilir görünüyor musunuz ve işe nasıl başlanıyor.
Bunu bir öğleden sonrada tek başınıza denetleyebilirsiniz: ana sayfayı kendi telefonunuzda açın, sadece ilk ekrana sığan kadarını okuyun ve sizi hiç tanımayan birinin bu beş soruyu oradan cevaplayıp cevaplayamayacağını sorun. Cevaplayamıyorsa sorununuz düzen değil metindir. En çok girilen beş sayfayı yeniden yazmak, müşterinin kendi inceleme süresi dahil genelde 2 ile 4 hafta sürer ve dönüşümü yeni bir tasarımdan çok daha sık yukarı taşır.
İçerik demişken, yavaş bir sayfada ağırlığın nereye gittiğine de bakmakta fayda var, çünkü o ağırlığın büyük kısmını yine içerik, yani sayfaya konan görseller üretir.
Bu dağılımın anlamı şu: yavaşlığın büyük kısmı sitenin temelinde değil, üstüne yıllar içinde yığılmış dosyalardadır ve tam bu yüzden onarım çoğu zaman yenilemeyi yener.
Sıfırdan Yapım Neleri İçerir, Takvim Kimseyi Şaşırtmasın
Karar gerçekten yenileme yönünde çıktıysa kurumsal bir site için aşamalar ve dürüst süreleri şöyledir: keşif ve yapı kurgusu 1 ile 2 hafta, tasarım 2 ile 3 hafta, geliştirme 3 ile 6 hafta, içerik taşıma 1 ile 3 hafta, test ve yayına alma 1 ile 2 hafta.
En sık sarkan aşama içeriktir, çünkü o aşama geliştirme ekibinin hızına değil müşterinin kendi zamanına ve onaylarına bağlıdır. Metinleri kimin yazacağı ve onayı kimin vereceği sözleşmede belliyse takvim genelde tutar, belli değilse iki hafta beklemek çok olağan bir sonuçtur.
Yayına alırken korunması gereken şey ise adreslerdir: mümkün olan her yerde aynı web adresleri korunmalı, taşınan her sayfa için de yönlendirme kurulmalıdır, yoksa arama trafiği ilk haftalarda sert biçimde düşer. İyi yönetilen bir taşımada arama trafiği genelde 4 ile 8 hafta içinde eski seviyesine döner, adresleri kırılmış özensiz bir yayına almada ise trafiğin yüzde 20 ile 40'ı kalıcı olarak gider.
İyi bir yenilemenin geride bıraktığı şey de nettir: müşterinin kendi ekibinin kimseyi aramadan güncelleyebildiği bir site. Bunun pratikte neye benzediğini başarı hikayelerimizde görebilirsiniz.
Kimseyi Aramadan Önce On Dakikalık Öz Kontrol
- Siteyi kendi telefonunuzdan açın ve kendinize ulaşmayı deneyin: formu doldurun, numaraya dokunun, menüyü açın.
- Ana sayfanın açılma süresini saniye tutarak ölçün.
- Altyapının ve eklentilerin en son ne zaman güncellendiğine bakın.
- Bir paragrafı kimin değiştirebildiğini ve bunun kaç gün sürdüğünü sorun.
- On iki aylık trafik grafiğine bakın: yükseliyor mu, yatay mı, düşüyor mu?
- İlk ekranı sizi hiç tanımayan biri gibi okuyun ve o beş sorunun cevabını arayın.
Puanlama kuralı basit: temele ait maddelerde üç ya da daha fazla net başarısızlık varsa yenileme konuşulur, bir ya da iki tanesi varsa yapılacak iş onarımdır. Ajansla konuşmaya giderken de şikayetlerinizi değil sayılarınızı götürün, çünkü eline yalnızca şikayet verilen bir ajans size yenileme teklifi hazırlar. Mümkünse teşhisi teklifin kendisinden ayrı alın, çünkü ne önerirse önersin aynı ücreti alacak bağımsız birinin görüşü, bir satış teklifine iliştirilmiş ücretsiz görüşten çok daha değerlidir.
Bu Kararı Nasıl Veriyoruz ve Ne Zaman Hayır Diyoruz
Bir site masamıza geldiğinde çalışma sıramız şudur: önce analitik, sonra altyapının güncellik durumu, sonra içeriği kimin nasıl düzenlediği, en son da en çok girilen sayfalar. Tasarım en sona kalır ve bu dördü anlaşılmadan hiç konuşulmaz, çünkü ondan önce kurulan bir tasarım fikri sadece zevktir ve zevk bir teşhis değildir.
Dürüst sonuç da şu: Linkysoft'a sıfırdan yenileme gerektiğine ikna olmuş halde gelen sitelerin kayda değer bir kısmının aslında onarıma ya da tazelemeye ihtiyacı oluyor ve biz bunu, büyük proje bize kalacakken bile olduğu gibi söylüyoruz. Bir kısmı iki yıl sonra, işletme siteyi gerçekten aştığında geri dönüyor, o zamanki yenileme ise doğru zamanda yapılmış doğru yenileme oluyor.
Buradan tek bir cümle alacaksanız şu olsun: temel güvenli, yeterince hızlı ve düzenlenebilir durumdaysa siteyi koruyun ve sayfaları düzeltin, ama temel güvensiz, bakımı imkansız ya da işletmenin bir sonraki adımını yapısal olarak taşıyamıyorsa bir kez yenileyin ve düzgün yenileyin. Neredeyse her site bu çizginin bir tarafında net biçimde durur, yukarıdaki on dakikalık test de size hangi tarafta olduğunuzu söyler.
Bunu birlikte konuşmak isterseniz bize yazın, kimse tasarımdan söz etmeden önce o dört sayıya beraber bakalım. Bu görüşmede baskı yoktur ve çoğu zaman sonunda bir proje de çıkmaz. Bu arada mobil deneyim üzerine yazdıklarımız, kendini en hızlı amorti eden onarımları anlatıyor.